-
Bektaş YILDIRIM
Tarih: 13-04-2026 19:12:00
Güncelleme: 13-04-2026 19:12:00
Bir önceki yazımızda belirtmiştik bugün HIV ve AIDS üzerinde duracağız.
HIV : Bir virüs hastalığıdır. Pek çok çeşidi olmakla beraber 2 tipi yaygın olarak bulunmakta ve bu 2 tipe göre tedavi araştırmaları yapılmaktadır. HIV-1 ve HIV-2 Dünya genelinde en yaygın olan HIV-1 tipidir. HIV-2 tipi daha çok Afrika’da görülmektedir. Hastalık ile infekte olan hücreler içeren akıntılar yoluyla bulaşır. En çok bulaşma cinsel ilişki ile olmaktadır. Virüs genellikle cinsel organdaki bir çatlaktan kana geçer. Yani bulaşma olması için HIV virüsü taşıyan bir sekresyonun (ifrazatın) cinsel organdaki bir çatlaktan girmesi gerekir. HIV bulaşması kan veya kan ürünleri takılan kişilerde, ameliyat yapanlarda HIV virüsü bulaşmış iğnelerin batması ya da bir bistüri (bıçağın) ellerini kesmesiyle oluşan yollardan da kana geçebilir. Bu tür vakalar görülmüştür.
Hıv’in insan vücüdunda yaptığı hasar 4 döneme ayrılır. HIV virüsü vücuda girdikten 4-6 hafta sonra kişide kilo kaybı gece terlemeleri adele ağrıları yorgunluk ve ateş ishal gibi belirtiler olur. Daha sonra da lenf bezlerinde şişmeler görülür. En son dönemi de maalesef AIDS dir. Bu dönemde virüs en çok merkezi sinir sistemini tutar hastalık iyice ilerlemiştir. Virüs vücudun immün (bağışıklık sisteminde) çok önemli olan TLenfositlerini ve tüm diğerlerini infekte etmiş ve yok etmiştir. Vucüt bağışıklık sistemi çökmüştür. Bu döneme gelindiğinde yani AIDS tablosu oluştuğunda maalesef pek kurtuluş yolu yoktur. En ufak bir enfeksiyonda hasta kaybedilir.
HIV virüsüne karşı henüz bir tedavi yolu bulunamamıştır. Tedaviden çok korunma önem kazanmıştır. En önemli korunma yolu da tek eşliliktir. Bir de cinsel ilişkide korunma prezevatif ile yapılması önerilmektedir. Tedavide Antiviral (Virüs karşıtı) ilaçlar kullanılmaktadır. Hem astronomik boyutlarda pahalıdır hem de etkisi çok tartışmalıdır. Virüste ilaçlara karşı kendini korumaya alabilmekte şekil değiştirmekte ilacı etkisiz hale getirmektedir. Her virüsün bu özelliği vardır. Koronada da bunu gördük. Pandemi süresince virüs birkaç kez şekil değiştirdi.
Bu tür hastalıktan korunmanın en iyi yolunun tek eşlilik olduğu hiçbir zaman unutulmamalıdır.
Gelecek yazımda da Salı günü bana çok sıkça sorulan Korucu Aşıları anlatacağım.